ANA SAYFA | İLETİŞİM | ENGLISH
   
HAKKIMIZDA EĞİTİMLER MANAGEMENT TOOLS KOÇLUK BİLGİ MERKEZİ
Ana Sayfa \ Bilgi Merkezi \ Bültenler \ Bülten Arşivi
  En Son Eklenenler 
   İNSAN İLİŞKİLERİNDE KURGULAMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ  
   İŞ YERİNDE SİZİ NASIL TANIYORLAR?  
   İNSAN İLİŞKİLERİNDE KURGULAMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ  
   TAKIM ÇALIŞMASI  
   KRİZDE KENDİNİZE KOÇLUK YAPIN.  
     
Bülten Arşivi'ne Ulaşın
KENDİ İÇİNİZE GÖMÜLMEYİN

Sayı : 0046 - Tarih : 01.09.2008
       
 
Offfff off.
Yapılacak ne kadar çok iş, karşılanması gereken ne kadar çok beklenti var. Herkes bizden bir şeyler bekliyor; yöneticimiz önce hedefleri gerçekleştirmemizi ve daha sonra daha yüksek hedeflere ulaşmamızı, arkadaşlarımızı katkı, sabır ve uyumu, eşimiz ya da sevgilimiz daha kaliteli zamanı ve aklı işte olmayan birinin samimi ve içten gülümsemesini, çocuklarımız yerde onlarla daha çok zaman geçirmemizi…….
Bu liste sürekli uzuyor da uzuyor. Yaşamın doğal bir sonucu olan bu süreç artık şehirlerde yaşayanlar için doğal olmanın ötesine geçemeye başlıyor. O kadar çok parçaya bölünüyoruz ki sonra hangi parçanın hangi alan için olduğu bir netliğini kaybediyor.
Tüm karmaşıklık ve kargaşa içinde çoğu zaman gittikçe daha çok kendi içine gömülen, uzun yapılması gerekenler listesi ile mücadele eden ve konsantrasyonu sonuç üretmek olan insanlar haline geliyoruz.
Ancak ne şekilde olursa olsun kendi içine gömülmek, çevremizdeki insanları atlayarak sadece sonuçlara odaklanmak empatiyi öldürür. Karşıdakini anlamaya çalışmak, kendini onun yerine koyarak olaya o açıdan da bakmaya çalışmak ve bunu karşıdaki ile birlikte yapmak empati öldüğünde zihinler arasındaki köprü de ortadan kalkar. Empati köprüsü olmadığında artık yan yana ama birbirine ulaşamayan varlıklar haline geliriz. Ne gülümsememize bir karşılık gelir ne de paylaşılmak istenen bir sevinci görürüz.
 
Kendimize odaklandığımızda, sorunlarımız ve zihnimizi meşgul eden şeyler hızla büyürken dünyamız daralır. İçimize gömüldüğümüzde iç seslerimizin gücü gittikçe artarak bizi etkisi altına alır. Bir süre sonra ise artık karşımızdaki kişi bile değil o kişinin kafamızda yarattığımız modeli ile konuşmaya başlarız. Söylenenleri, olayları kendi bakış açımızdan algılar, yorumlar, haklılığımızı onaylamaları için kanıtlar haline getirmeye başlarız. Nasıl dişimiz ağrıdığında ondan başka bir şey düşünemediğimiz için ağrıyı daha da şiddetli hissediyorsak, günlük hay huy içinde oluşan gönül kırıklıklarını daha da canımızı yakar hale getiririz.
 
Oysa dış dünyaya ve çevremizdeki insanlara odaklandığımızda dünyamız genişler. Aynı konuya farklı bakış açılarının olduğunu, yaşamda farklı renklerin uyum içinde bir arada olabildiğini anlarız. Kendi sorunlarımız ya da sorun ettiklerimizin zihnimizdeki payı bize daha küçük görünür. Dişimiz ağrırken eşimiz ya da çocuğumuzun acil bir yardıma ihtiyacı olduğunda nasıl ağrımızı unutur ya da hafif hissedersek, diğerleri ile daha çok birlikte oldukça sorunlar daha hafif ve kolay algılanır.
 
Dünyaya sadece kendi penceremizden bakmadığımız bu zamanlarda farklılıkları ve çeşitliliği algılarız. Seçenekleri beraberinde getiren çeşitliliği algıladığımızda ise bağlantı kurma, farklı açılardan bakabilme ve en önemlisi diğerini ön koşulsuz kabul edebilme kapasitemizi arttırırız.
 
Peki nasıl yapalım? Size birkaç soru
1) Şu anda kiminle konuşuyorsunuz? İç sesinizle mi yoksa başka biri ile mi? Beni ister haklı ister haksız bulun bunu bilgisayardan kafanızı kaldırıp karşınızdaki ile konuşmaya ne dersiniz?
2) Bilgisayardan kafanızı kaldırdığınızda çevrenizdeki insanlar hakkında ne biliyorsunuz? Herkesin bildiklerinin dışında.
3) Çalışma arkadaşlarınızdan biri ile zor bir iş için bir araya gelecek olsanız ona kendini iyi hissettirecek ne yapabilirsiniz? Çalışma arkadaşlarınızın ruh halini olumluya çevirebilmek için sevdikleri ve değer verdikleri şeyleri biliyor musunuz?
 
Sorular arttırabilir ama belki de temel olarak şunu sormak gerekir; “İç sesiniz dışında biri ile sorunlarınızı en son ne zaman konuştunuz,?”
 
Ben en son sizinle konuştum.
 
Sevgi ve saygılarımla.
İlhan Gülertan
 
Bülten Arşivi'ne Ulaşın
  © 2006, Vision Europe
  Grafik Tasarım ve Uygulama: Birleşmiş Fikirler | Programlama: Finnet